Vakit buldukça denediğim, severek pişirdiğim, beğendiğim lezzetlerin reçetesini ve ara sıra da gezip gördüğüm yerleri, restoranları, tarihi mekanları burada herkesle paylaşıyorum...
Ballı şerbetli tatlılardan hoşlanmasam da ayva tatlısı başta olmak üzere meyve tatlılarını çok severim.
Bu yeşil elma tatlısına da geçen sene şu an ne yazıkki hangisi olduğunu hatırlayamadığım bir blogda rastlamış ve “denemeliyim” diye geçirmiştim içimden.. Ancak ne malzemeleri ne de ölçüleri not etmediğim için tahminen yapmak ve kendi tarifimi yaratmak durumunda kaldım.
Tahminlerimde eksik gedik var mı bilmiyorum ama bence muhteşem bir lezzet çıktı ortaya…
Siz de canınızın deli gibi tatlı çektiği ve bu isteği hafif birşeylerle geçiştirerek suçluluk duygunuzu azaltmak istediğiniz zamanlarda denemelisiniz bence..
NOT : Alkol ihtivası nedeni ile likör kullanmak istemeyenler veya temin edemeyenler likörsüz de yapabilir elbette ancak o zaman bu yeşil görüntüyü yakalayamayacaksınız ne yazık ki..
Malzemeler(8 porsiyon için)
4 ad. yeşil elma
12 yemek kaşığı toz şeker
1 su bardağı nane likörü Üzeri İçin:
1 pk. krem şanti (Dr.Oetker Kaymak Tadında tercih edilir)
1 su bardağı süt
Elmaları soyduktan sonra ortadan ikiye bölüp çekirdekli kısmını oyarak çıkartın. Yatay olarak teflon bir tencereye (pilav tencereleri uygun oluyor) dizin.
Üzerlerine toz şeker ve nane likörünü paylaştırarak gezdirin.
Çok kısık ateşte ara sıra elmaları tersyüz ederek 30 dk. pişirin. (Elmalar ne dağılacak kadar yumuşak olacak ne de sert)
Pişen elmaları servis tabağına alıp soğumaya bırakın. Krem şantiyi süt ile çırparak hazırlayın. Soğuyan elmaların ortasına krem şantiyi sıkma aparatı ile şekil vererek yerleştirin.
Afiyet Olsun…
(NOT: Likör, alkol içerdiği için elmalar pişerken tencerenin kapağı açık bırakılmalıdır. Aksi halde alev alabilir)
Forum İstanbul Alışveriş Merkezi’ni keşfe çıktık geçen hafta.
Özellikle hafta sonları içeri girmek, park yeri bulmak çok zor görünse de sabrın sonu selamet demişler Alışveriş merkezi bildiğiniz alışveriş merkezi, artık sayıları o kadar çoğaldı ki hepsinde hemen hemen aynı mağazalar, aynı restoranlar, aynı cafeler var.. O yüzden anlatacak pek birşey yok burada da..
Ancak bu kocaman AVM’nin içerisinde öyle bir yer var ki, görmemiş olmak büyük kayıp bence..
Turkuazoo‘dan bahsediyorum elbette.. Türkiye’nin ilk dev akvaryumunda zamanın nasıl geçtiğini asla farketmeyeceksiniz..
Devamını okumak ve büyüleyici fotoğraflara bakmak için tıklayın..
1 kutu sıvı krema (200ml)
1 kare bitter çikolata (80gr)
3 yumurta
1 su bardağı toz şeker
1/2 su bardağı süt
1/2 pk. eritilmiş margarin
2,5 su bardağı un
1 pk. kabartma tozu
1 pk. vanilya
2 yemek kaşığı kakao
Bir avuç kadar kırılmış ceviz
1 portakal kabuğu rendesi
Kremayı küçük bir tavaya döküp ocakta kaynatın. Kaynayan kremaya bitter çikolatayı ekleyip karıştırarak iyice eritin.
Yumurta ve şekeri mikserin en yüksek devirinde en az 15 dk. çırpın. Süt, ılımış çikolatalı krema ve erimiş margarini ekleyip çırpmaya devam edin.
Un, kabartma tozu, kakao, vanilya ve portakal kabuğu rendesini ekleyip pürüzsüz bir kek hamuru elde edene dek çırpın.
Ceviz kırıklarını hamura katıp tahta bir kaşık ile hafifçe karıştırın.
Bir gün, istiklâl ve Cumhuriyet’i müdafaa mecburiyetine düşersek, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağımız vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceğiz!..
3 yumurta
2 su bardağı toz şeker
1 su bardağı süt
1 su bardağı sıvı yağ
4 su bardağı un
1 pk. kabartma tozu
1 pk. vanilya
1 tatlı kaşığı tarçın
2 ad. kabuğu soyulmuş elma
2 tatlı kaşığı toz şeker
Yumurta ve şekeri mikserin en yüksek devirinde en az 15 dk. çırpın. Süt ve sıvı yağı ekleyip çırpmaya devam edin. Un, kabartma tozu, tarçın ve vanilya ekleyip pürüzsüz bir kek hamuru elde edene dek çırpın.
Elde ettiğiniz harcı yağlanmış kek kalıbına boşaltın.Soyulmuş elmaları çekirdeklerini oyup aldıktan sonra ince ince yarım daire şeklinde dilimleyip kek hamurunun üzerine fotoğraftaki gibi dizin.
Üzerlerine yaklaşık 2 tatlı kaşığı toz şekeri serpin. Önceden ısıtılmış 170° fırında pişirin.
Blogum her ne kadar yemek tarifleri paylaşmak adına kategorilenmiş olsa da arada bir, başka mevzulardan bahsetmeden edemiyorum.. Tıpkı bugün olduğu gibi..
Bu oyundan bahsetmesem, en azından İzmit’te yaşayanlara gidip izlemeleri için ısrar etmesem içim rahat etmezdi..
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, İstanbul’a yakınlığı nedeni ile gerek tiyatro gerek konserler için düzenlenen turnelerde pek tercih edilmeyen şehrimiz için gerçekten bir şans..
Özellikle son yıllarda seyircinin de ilgisi ile desteklenen Şehir Tiyatroları, birbirinden değerli ve yetenekli oyuncuları, yönetmenleri ve sahne arkası ekibi ile takdire şayan bir performans göstererek günden güne ilerlemeye devam ediyor.
İşte bunun son örneğini geçtiğimiz Perşembe günü sezon açılışında muhteşem bir oyunla sergilediler.
Büyük usta Haldun DORMEN’in yönettiği bir oyunla açıldı perde.. Böyle bir üstadın elinin değidiği bir eserin niteliği ile ilgili zaten pozitif önyargılar içindeydim ve oyun bittiğinde önyargılarımın çok haklı ve hatta eksik olduğunu hissettim.
Ray Cooney’in ünlü eseri “İkinin Biri”, hükümette görevli bir bakan yardımcısının eşiyle birlikte geldiği otelde, çapkınlık yapmaya kalkışmasıyla meydana gelen gülünç olayları konu alıyor.
Gala gecesinin sonunda Haldun DORMEN’in konuşmasında bahsettiği üzere bu oyun önceki yıllarda iki kez sahne almış, hatta ilk gösteride kendisi de oyuncu olarak yer almış.. Daha önceki oyunları izleme şansım olmadığı için yorum yapamam ama bizim oyuncularımız gerçek anlamda mükemmel bi performans gösteriyorlar bu oyunda..
Bu yüzden İzmit’teki tüm okuyucularıma en kısa zamanda gidip seyretmelerini ve bu kahkaha dolu birkaç saatin tadını çıkarmalarını şiddetle tavsiye ediyor, uzaktakilere ise oyunumuzun ileride turne programı olur ise bulundukları yerde izleme şansı bulmalarını diliyorum…
Ve elbette son olarak bu oyunda emeği geçen A’dan Z’ye herkese teşekkür ediyor ve başarılarının devamını diliyorum…
Ortaokul-Lise yıllarında rock müzik tutkunu, çok iyi gitar çalabilen, sesi büyülü bir arkadaşımız vardı.. Karne günü vb. okulun salaş zamanlarında gitarını getirir bize şarkı söylerdi.. Biz de hayran hayran dinlerdik..
Dün akşam Fox TV’de yayınlanan bu klibi görünce duygulandım ne yalan söyleyeyim..
Aradan yıllar geçmişti ve sınıfın ortasında sandalyede oturmuş elinde gitarıyla bize (duysa Cranberries’i kıskandırırdı) Zombie’yi söyleyen kız şimdi ekranda, takdire değer bir grubun içinde o büyülü sesiyle karşımdaydı…
Gelelim bu şarkının ve organizasyonun hikayesine.. Doğdukları iller farklı, yaşadıkları mekanlar farklı, zevkleri, yaşama bakış açıları farklı 45 müzisyen, küresel iklim değişikliği, seller, taşkınlar, buzulların erimesi, kıyıların denizler tarafından yutulması ihtimali, kuraklık gibi doğanın karşı karşıya olduğu tehlikelere dikkat çekebilmek amacıyla biraraya gelerek bu muhteşem yorumu ortaya çıkarmışlar..
Fotoğraflardan da anlaşılacağı gibi bu sefer kekim pek kabarmadı
Ama bir sorun: neden kabarmadı? Çünkü evde kabartma tozu bitmiş
Ve ben bunu yumurta ve şekeri çırptıktan sonra farkettim..
Sonuç: Boyutları orta, tadı yerinde bir kek..
Özetle, aşağıda yazdığım malzemeleri tam anlamıyla tedarik edip kullanabilirseniz şekil açısından da sorunsuz bir sonuç elde edebilirsiniz
En nihayetinde tadı gayet güzel…
Malzemeler
3 yumurta
1,5 su bardağı toz şeker
1 su bardağı süt
1 su bardağı sıvı yağ
3 su bardağı un
1 pk. kabartma tozu
1 pk. vanilya
2 yemek kaşığı kakao
Yumurta ve şekeri mikserin en yüksek devirinde en az 15 dk. çırpın. Süt ve sıvı yağı ekleyip çırpmaya devam edin. Un, kabartma tozu, vanilya ekleyip pürüzsüz bir kek hamuru elde edene dek çırpın.
Elde ettiğiniz harcın üçte ikisini yağlanmış kek kalıbına boşaltın.
Kalan üçte birine kakaoyu ekleyip mikserle karıştırın. Kalıptaki hamurun üzerine döküp çatalı birkaç kez batırıp çıkartarak şekil verin. Önceden ısıtılmış 170° fırında pişirin.
1 pk. margarin (250 gr.)
1 yumurta
1 su bardağı toz şeker
1 paket vanilya
1 pk. kabartma tozu
1 tatlı kaşığı toz zencefil
1 tatlı kaşığı toz tarçın
1/2 su bardağı ceviz
Aldığı kadar un (yaklaşık 4 su bardağı)
Öncelikle margarini eritip ılıtın. Hamur yoğurma kabına yumurta ve tozşekeri koyup iyice çırpın.
Eriyip ılımış olan margarini de yavaş yavaş ekleyerek çırpmaya devam edin.
Un, kabartma tozu, vanilya, tarçın ve zencefili ayrı bir kapta harmanlayarak karışıma ekleyin.
Son olarak kıyılmış cevizleri de ekleyerek kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde edinceye kadar yoğurun.
Hamuru 30 dk. kadar buzdolabında dinlendirin.
Daha sonra hamuru dilerseniz merdane yardımıyla 1-15 cm kalınlığında açıp kalıplar yardımı ile kesebilir, veya benim gibi, ceviz büyüklüğünde parçalar kopartıp elinizde yuvarlayıp yassılaştırarak şekillendirebilirsiniz.
Yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine koyup 170°’de üzerleri yaklaşık 15 dk. pişirin.
Ve onlar pişerken mutfaktan tüm eve yayılan muhteşem kokuların keyfini sürün…
3 yumurta
1 çay kaşığı tuz
1 su bardağı sıvı yağ
3/4 su bardağı yoğurt
250 gr. sert beyaz peynir
2 su bardağı un
1 ad. patates
1 pk. kabartma tozu
Bir tutam dereotu
Nane, Pulbiber, Karabiber
Yumurta ve tuzu mikserin en yüksek devirinde en az 15 dk. çırpın.
Sıvı yağı ve yoğurdu ekleyip çırpmaya devam edin. Un, kabartma tozu, nane, pulbeber ve karabiber ekleyip pürüzsüz bir kek hamuru elde edene dek çırpın.
Patatesi soyup minik küpler halinde doğrayın. Beyaz peyniri çatal yardımıyla ezip ufalayın.
Kıyılmış dereotu, peynir ve patatesleri hamura ekleyip tahta bir kaşık yardımıyla karıştırın.
(Biraz koyu macun kıvamında hamur oluyor)
Yağlanmış kek kalıbına dökerek önceden ısıtılmış 180° fırında üzeri kızarıp batırdığınız bıçak (veya kürdan) temiz çıkana dek pişirin.
Dilimleyerek sıcak veya soğuk servis edebilirsiniz. Afiyet olsun…