Gavurdağı Salatası

Malzemeler

2 adet domates
1 adet salatalık
1 adet sivri biber
1 küçük soğan
1/2 çay bardağı ceviz içi
3 yemek kaşığı nar ekşili sos
1 yemek kaşığı limon suyu
4 yemek kaşığı zeytinyağı
Tuz, pul biber, sumak

Domateslerin kabuklarını soyup olabildiğince küçük küpler halinde doğrayın. Salatalık, soğan ve biberi de aynı şekilde doğradıktan sonra içine ceviz kırıklarını da ekleyip karıştırın.

Sıvı yağ, tuz, sumak, pul biber, limon suyu ve nar ekşisini karıştırın.

Sosu, doğradığınız sebzelerin içine ekleyerek ezmeden yavaşça harmanlayın.

Afiyet Olsun..

Not : Aslında bildiğim kadarıyla maydanoz bu salatanın olmazsa olmazıdır ama ben sevmediğim için pas geçtim :)



Gezi yazılarıma daha derli toplu ulaşabileceğiniz yeni sitem ziyaretlerinize açılmıştır…

Leyleği Havada Gördüm

Gezdim Gördüm” kategorisinde yer verdiğim gezi notlarımı, “Leyleği Havada Gördüm” isimli diğer blogumda eşzamanlı olarak yayınlıyorum..



Abant Gölü

Bir önceki yazımın sonunda Safranbolu dönüşü uğradığımız Abant’tan fotoğraflar paylaşacağımı müjdelemiştim, ancak yine işe güce daldım, sunum biraz gecikti :(

Ama görüntüler bunu unutturur diye ümit ediyorum…

Aslında Abant için çok fazla söze gerek yok..

Abant’a, Ankara – İstanbul D-100 Karayolunun ve TEM otoyolunun 203. km’sinden ayrılan 22 km’lik asfalt yol ile ulaşılabiliyor.

Bolu’ya 34 km., Ankara’ya 225 km., İstanbul’a 258 km. uzaklıkta bulunan bu doğa cenneti, uçsuz bucaksız çam ve köknar ağaçları ile size yeşilin tüm tonlarının eşsiz harmanını sunuyor…

Abant Gölü

En önemli güzelliği, bir heyelan sonucu oluştuğu bilinen yaklaşık 125 hektar büyüklüğündeki Abant Gölü. (Bundan hareketle; doğal afetler de bazen güzel sonuçlar doğurabiliyor diyebiliriz :) )

Abant Gölü

Gölün etrafında turistik oteller ve restoranların yanı sıra piknik yapılabilecek mesire yerleri mevcut.

Çevresi 7 km. olan gölün kenarında yürüyüş yaparak, belki de Türkiye’nin en temiz havasını solumanız, büyük şehirlerde yaşıyorsanız seyahat dönüşü sizi bekleyen hava kirliliğine karşı biraz ferahlık depolamanız mümkündür -ve tavsiye edilir-..

Abant Gölü

Büyülü manzarasına hayran kaldığım; çoğunlukla kışın karlar altındaki güzelliğiyle turist çeken Abant’ın, tüm mevsimlerde kendine has bir güzellik sergilediğinden hiç şüphe duymuyorum…

Abant Gölü

Gelelim yeme-içme tavsiyesine..

Piknik amaçlı geldiyseniz mangalda tavuk-et-balık orası size kalmış tabi..

Eğer göl kenarındaki tesislerde yemek yiyecekseniz; dünyada yalnızca Abant Gölü’nde yaşadığı söylenen, Abant Gölü’ne özel “Salma Trutta Abanticus” isimli bir Alabalık türü bile varken; zaten alabalık tercih etmeniz gerektiği aşikar..

Abant Gölü

Gözümün önünde muhteşem manzaralar ile dönüyorum Abant’tan da…



O kadar çok fotoğraf var ki bu geziden geriye kalan, ne kadar elesem de pek çoğuna kıyamadım. Umarım aşağıya doğru kaydırmaktan başınız dönmez…

Safranbolu

Safranbolu’yu; insanı büyüleyici bir tarih yolculuğuna çıkartan, insanları sıcak, mekanları güzel, huzur verici bir turistik kent olarak tanımlayabilirim.

1994 yılında Unesco tarafından Dünya Miras Listesi’ne alınarak Dünya Kenti olmuş bu ilçede gezimize öncelikle, Hıdırlık Tepesi diye adlandırılan, Eski Safranbolu’yu 360 derece alabildiğine seyredebileceğiniz mekandan başlıyoruz..

Safranbolu

Buraya girişte kişi başı cüzi bir para ödeyerek aldığınız makbuzla, tepedeki kafeteryada 1 bardak Safran Çayı veya Bağlar Gazozu içebiliyorsunuz.

Safranbolu

Safranbolu’nun herkesin bildiği tarihi konakları ve safranı meşhurdur.

Kimi kaynaklara göre Safranbolu adını safran bitkisinden almış, kimi kaynaklara göre ise; Selçuklular zamanında Zağfiran Borglu olan ismi zamanla Safranbolu’ya dönüşmüştür ve safran bitkisiyle bir alakası yoktur.

Ancak safranın Safranbolu’nun evlerinden sonra ikinci simgesi olduğu gözle görülür bir gerçek.

Gezi sırasında sık sık karşımıza çıkan safranlı mamüller bunun bir kanıtı : Safran çayı, Safran çiçeği kolonyası, Safranlı lokum..vb.

Lokum demişken; elbette bu kentin bir diğer simgesi olan lokumu da atlamayalım… Gerçekten çok lezzetli ve çok çeşitli lokumları ve helvaları var.

Özellikle Eski Safranbolu diye adlandırılan tarihi ve turistik mekanda gezerken karşınıza çıkan her 2 dükkandan biri lokumcu diyebilirim.

Safranbolu

Diğerleri de yöresel el boyaması örtüler, ahşap süs eşyaları, maket Safranbolu evleri gibi hatıra hediyelikler satan dükkanlar zaten.

İsmini hatırlamıyorum ama çarşının girişindeki bu küçük fırının simit ve galetaları gerçekten tatmaya değer…

Safranbolu

Safranbolu

Read more »



Yıllar önce Bodrum’da tadını keşfettiğim bu güzel mezeyi paylaşmak istiyorum bugün sizlerle.

Ege bölgesinde yetiştiği için buralarda bulmak güç olsa da bazen büyük marketlerde raflarda çarpıyor gözüme, bazen de semt pazarına Ege’den gelen köylülerde buluyorum ve bir hazine sayıp hemen alıyorum.

Haşlandıktan sonraki ayıklama kısmı biraz zahmetli olsa da lezzeti eziyetine değiyor…

Deniz Börülcesi

Malzemeler

2 demet deniz börülcesi
1/2 limonun suyu
1/2 fincan zeytinyağı
1 diş sarmısak
1/3 çay kaşığı tuz

Deniz börülcelerini iyice yıkayıp kaynar suda yumuşayana dek haşlayın.

Suyunu süzüp soğuttuktan sonra bir elinizin işaret ve baş parmağıyla kök kısmından tutup, diğer elinizin işaret ve baş parmağına köke yakın yerden hafifçe sıkıştırarak yeşil etli kısmı aşağı doğru çekin. Bu şekilde kökünü tuttuğunuz elinizde kılçığı kalacaktır.

Deniz Börülcesi

Dövülmüş sarmısak, limon, tuz ve zeytinyağını karıştırarak hazırladığınız sosa kılçıklarını tek tek çıkardığınız deniz börülcelerini ekleyip ezmeden harmanlayın.

Soğuk servis edin. Afiyet olsun..



Atam…

Seni Yok Saymaya,

İzindeki Milyonları Susturmaya,

Sindirmeye,

Yolundan Döndürmeye Kimsenin Gücü Yetmez…

Atatürk



Meyveli Bisküvi Pastası

Malzemeler

1 pk. pötibör bisküvi
80 gr. çikolata
1 çay bardağı süt
3 çorba kaşığı kakao
1/2 çay bardağı ceviz içi
1 kiwi
1 muz
1 çay bardağı vişne

Çikolatayı ısıya dayanıklı küçük bir kabın içinde, içi su dolu bir diğer kaba oturtmak suretiyle benmari usulü eritin.

İçerisine süt ve kakaoyu ekleyip iyice karıştırın. Bisküvileri elinizle kırıp çikolatalı karışımın içerisine atın.

Kiwi ve muzu soyup küp küp doğrayın. Vişneler ve kırılmış ceviz içi ile birlikte hepsini karışıma ekleyin.

Meyveli Bisküvi Pastası

Elde ettiğiniz karışımı streç filmin üzerine yayarak dilediğiniz şekli verin. (Piramit veya baton olabilir)

Tamamını streç filme sarıp buzlukta 2-3 saat beklettikten sonra dilimleyerek servis edebilirsiniz.

Afiyet Olsun…



Acılı Fındık Mezesi

Malzemeler

1 su bardağı kıyılmış fındık
1 dilim ufalanmış bayat ekmek içi
2 yemek kaşığı biber salçası
4 yemek kaşığı zeytinyağı
1 diş dövülmüş sarmısak
1/2 pk. (100 gr.) labne peyniri
Pul biber
Tuz
Nane

Tüm malzemeleri iyice karıştırın. Yemeklerin yanında aperatif olarak soğuk servis edin.

Afiyet Olsun..



Bu tarifimi P.D.Ç.S.E. 39′a ev sahipliği yapan Zeynep arkadaşıma gönderiyorum..

Çikolatalı Islak Kek

Malzemeler

Kek İçin:

4 ad. yumurta
2 bardak toz şeker
2 bardak süt
1 bardak ayçiçek yağı
3 yemek kaşığı kakao
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
Aldığı kadar un
1/2 su bardağı kıyılmış fındık

Sosu İçin:

1,5 paket bitter çikolata (kare)
1 bardak toz şeker
1,5 bardak süt
1 yemek kaşığı kakao

Üzerini Süslemek İçin:

Hindistan cevizi

Kek için öncelikle yumurta ve şekeri mikserin en yüksek devri ile yaklaşık 5 dk. iyice eriyene kadar çırpın.

Kabartma tozu, un, kakao ve vanilyayı bir kapta harmanlayın.

Yumurta-şeker karışımına sıvı yağ ve sütü ekleyip çırpmaya devam edin.

Unlu karışımı da ekleyip iyice çırptıktan sonra son olarak fındık kırıklarını ekleyip karıştırın. (Göz kararı eklediğim için un miktarını net olarak veremiyorum ama boza kıvamında ne çok cıvık ne çok koyu akışkan bir kek hamuru olacak şekilde ayarlamanızı öneririm.)

Yağlanmış kalıba (ben kare borcam kullandım) döktüğünüz kek hamurunu önceden ısıtılmış 175° fırında pişme testi için batırdığınız bıçak temiz çıkana kadar pişirin.

Çikolatalı Islak Kek

Sos için tüm malzemeleri ufak bir tencerede kaynayıncaya dek pişirin. (Kolay erimesi açısından çikolatayı tencereye atmadan önce 8-9 parçaya bölebilirsiniz.)

Ocaktan aldığınız sosu fırından çıkarıp kare şeklinde dilimlediğiniz kekin üzerine gezdirerek döküp, bir spatula ile keki kenarlarından hafifçe dürterek sosun alt katmanlara doğru yayılmasına yardımcı olun.

Çikolatalı Islak Kek

Soğuduktan sonra üzerine hindistancevizi serperek süsleyin.

Afiyet Olsun…



Fırında Köfte ve Patates

Malzemeler

Köfte İçin:

500 gr. köftelik kıyma
1 baş soğan
1 diş sarmısak
2 dilim bayat ekmek içi
1 yumurta
1 tatlı kaşığı biber salçası
Tuz, karabiber, pulbiber

4 ad. orta boy patates
4 yemek kaşığı domates püresi
1 yemek kaşığı biber salçası
Kekik
2 yemek kaşığı tereyağı
Tuz
1 ad. kırmızı biber
1 ad. yeşil biber

Köfte için soğan ve sarmısağı rendeleyin, bayat ekmek içini hafif ıslatarak ufalayın. Kıyma ve diğer malzemelerle bir kapta yoğurun

Patatesleri soyup 1 parmak kalınlığında daire şeklinde doğrayın.

Sıvı yağ ile yağlanmış borcama patatesleri yayın.

Domates püresi, salça ve tereyağını 2 bardak kaynar suda yağ eriyip homojen bir karışım oluncaya kadar karıştırın. İçerisine tuz ve kekik ekleyin.

Patateslerin üzerine bu salçalı sosu gezdirin.

Yoğurulup şekillendirilmiş köfteleri de patateslerin üzerlerine dizin.

Fırında Köfte ve Patates

En üstünü şeritler halinde kesilmiş kırmızı ve yeşil biberlerle süsleyip ocağın en küçük gözünde orta ateşte borcamı gezdirerek 15 dk. kadar pişirin.

(Herhangi bir çatlama vb. durumla karşılaşmamak için borcamın altının kuru olmasına dikkat edin.)

Fırında Köfte ve Patates

Sonra ocaktan alarak 200° fırında köfteler kızarana dek pişirin.

(Ben köftenin alta gelen yanının yumuşak kalmasından hoşlanmadığım için üzerleri hafif kızardığında fırını açıp bir çatal veya maşa yardımıyla terslerini çeviriyorum.)

Afiyet olsun…